DERNEK VE VAKIFLARA UYGULANAN İDARİ PARA CEZALARINDAN YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU
Dernekler ve vakıflar ülkemizde sivil toplum kuruluşlarının temelini oluşturmaktadır. Tüzel kişiliğe sahip gönüllülük esaslı bu kuruluşların iradeleri yönetim organlarının kararlarıyla oluşmakta, yönetim organları kamusal fayda oluşturmak için menfaat gütmeden çalışırken bir takım sorumluluklar altına girmektedir. Dernekler ve Vakıflar mevzuatları ile Vergi ve SGK mevzuatlarında ihmal edilen bildirimler vb. durumlar için birçok idari ve adli ceza düzenlenmiştir. Dernekler ve vakıflar mevzuatlarında cezalar açıkça yöneticilere uygulanacağı düzenlendiğinden idari para cezaları sorumlu şahıslara uygulanmaktadır. Vergi ve SGK mevzuatlarından kaynaklanan idari para cezaları ise dernek veya vakıf tüzelkişiliğine uygulanmaktadır.
Yönetim organlarının kusurlu davranışlarından meydana gelen ve idari ceza uygulanan durumlarda söz konusu idari para cezalarının dernek veya vakıf bütçesinden ödenip ödenemeyeceği sıkça karşılaşılan sorulardandır. Dernek ve Vakıflarda harcamaların dernek tüzüğünde veya vakıf senedinde belirlenen amaca uygun olması gerektiğinden İdari para cezalarının Dernek veya Vakıflara bütçesinden ödenmemesi gerektiği çıkarımı yapılabilir.
İdari para cezalarının neden dernek veya vakıf bütçesinden ödenmemesi gerektiğine dair hükümler ise 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yer almaktadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 47. maddesinde tüzel Kişiliğin nasıl kazanılacağına dair; “Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.
Amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz.” hükmü yer almakta,
48. maddesinde tüzel kişilerin hak ehliyetine dair; “Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.” hükmü yer almakta,
49. maddesinde tüzel kişilerin fiil ehliyetine dair; “Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.” hükmü yer almaktadır.
Hukuki bir varlık olup aynı zamanda hak ve fiil ehliyetine sahip olan hükmi şahıslardan olan dernek ve vakıflar fiil ehliyetlerini kullanabilmek için gerekli irade açıklamalarını ise gerçek kişilerden ibaret üyeleri arasından (veya tüzel kişi üyelerinin gerçek kişi temsilcileri arasından) belirlenen organları aracılığıyla yapmaktadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 50. maddesinde tüzel kişilerin fiil ehliyetlerinin kullanılmasına dair; “Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır.
Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar.
Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.” hükmü yer almaktadır.
Dernek tüzüğü veya vakıf senedine uygun olarak oluşturulan yönetim kurulları tüzelkişiliği fiil ehliyetleriyle yükümlülük altına sokarken kusurlu davranışlarıyla idari para cezası uygulanmasına neden olurlarsa bu idari para cezalarından kişisel olarak sorumludurlar. Bu cezalar dernek veya vakıf bütçesinden ödenemez. İdari para cezalarının dernek veya vakıf bütçesinden ödenmesi menfaate sarf, güveni kötüye kullanma vb. suçlamalarla karşılaşılabilmesine, kişilerin yöneticilik görevlerinden uzaklaştırılabilmesine kadar yeni adli ve idari yaptırımlara neden olabilir.
(Not: Derneklerde yönetim organının adı yönetim kurulu olarak mevzuatta düzenlenmiştir. Yeni vakıflarda vakıf senedine uygun olarak yönetim organı; mütevelli, mütevelli heyeti, yönetim kurulu vb. adlarla düzenlenebilir. Yazıda genel ifade olarak yönetim kurulu denilmiştir.)
Eyyüp KAHRAMAN
⚠ WEB sayfamızdaki yazılarımız kaynak göstermeden, aktif link vermeden yayınlanamaz.
📞 0537 240 54 10 bilgi için whatsapp ve iletişim hattımızdan bizlere ulaşabilirsiniz.
STDH
Sivil Toplum Danışmanlık Hizmetleri
X & İnstagram @STKDanismanim







